Bağımlılık Teorisi
4/10/2009 ·
1960'h yıllardan itibaren Batılı ülkelerin Üçüncü Dünya ülkeleri ile olan İlişkilerini köktenci bir tarzda eleştiren yaygın anlayışın teorisi. Bu teori kendine temel olarak İktisadî emperyalizmi alır ve azgelişmiş ülkelere yapılan yardımların asıl amacının yoksul milletleri yardım veren ülkenin iktisadî kıskacına almak olduğunu İleri sürer. Bağımlılık teorisi ABD ve Avrupa Topluluğu üyesi ülkelerin sömürgeci iktidarını sağlayan kuvveti kaybetmediği görüşünü esas alır. Günümüzde bağımsız Latin Amerika, Afrika ve Asya ülkeleri üzerinde sömürgeci devletlerin büyük siyasî kontrolleri sözkonusudur. Bu kontrolü siyasî kararlarını açıktan bildirerek değil, İktisadî baskı uygulayarak ve kendi üstün pazarlama güçlerini uluslararası ticarette zengin ülke lehine kullanmak suretiyle yaparlar. Bu durum uluslararası siyasî ve İktisadî ilişkilerde "yeni sömürgec: lik" kavramı ile İfade edilmektedir.
Bağımlılık teorisinin sonuçlan doğrudan para olarak yapılan dış yardımların bile kuşku ile karşılanması gerektiği noktasına kadar götürülmüştür. Çünkü yardım olarak tahsis edilen sermaye, Üçüncü Dünya ülkelerinin iktisadî hayatını Birinci Dünya pazarlarına yarayacak biçimde düzenlemek ve yoksul ülkenin gelişme yönünü zengin ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda sabitleştirmek üzere ve bu şartla verilir. İktisadî gücün hayatî sonuçlara varması nedeniyle. Batılı yatırımcıların kârlarını azamiye çıkarma azmi azalmadığından, yoksul ve çok nüfuslu ülkelerin, en azından kısa vadede Batılı pazarlara hizmet edecek şekilde hammaddelerini kullanmaktan başka bir alternatif görünmüyor. Bir görüşe göre hammaddelerin hangi ülke hesabına daha avantajlı olarak kullanılacağı konusunda sabit kurallar veya iktisadî kanunlar yoktur. Bu tezi desteklemek için petrol örnek gösterilir. Başlangıçta Birin-ciDünya ülkelerinin teknik üstünlükleri petrolün zengin ülkeler hesabına kullanılmasını mümkün kılarken, sonraları Üçüncü Dünya ülkelerinin bir silahı hâline gelebilmiştir. Bu görüşe karşı hammaddenin bağımlılık ilişkisinde olumsuz unsur olduğu ve tek başına bir güç olmadığı ileri sürülmektedir. Nitekim, petrol finans kurumlarının etkinliği sayesinde petrol Üçüncü Dünya ülkelerinin bir silahı olmaktan kolaylıkla çıkarılmış ve yine endüstriyi kontrol eden güçlerin hesabına çalışan bir işkolu halinesokulabilmiştir.
Bağımlılık teorisi, XIX. yüzyılın iktisadî imparatorluklarının ne kadar uzun ömürlü olduklarım gözler önüne sermekle kalmamış, aynı zamanda çok uluslu şirketlerin siyasî otoritelerinin kararlarına nasıl etki edebildiğini de göstermiştir. Yoksul ülkelerin hammadde kaynakları bağımlılıklarının nedenleri olarak görüldüğünde, bağımsızlığın da kendi kaynaklarını değerlendirmede üstün bir teknolojiye ulaşmadıkça sağlanamayacağını ifade eder.
Tag: Bağımlılık Teorisi, Sömürgecilik, Üçüncü Dünya Ülkeleri.