Bir daha Hiçkimseyi Sevmeyeceğim-Hikaye
14/10/2009 ·
Gecenin sıcağında açık pencereden içeri süzülen rüzgar
yüzümü okşuyordu Bir türlü uyku tutmuyor anılarsa
gözümün önünden gitmiyordu. Sağa sola dönmekten başım ağrımaya başlamıştı. Yalnızlığı içime birtürlü sindirememiştim. Evlendiğimizde mutluluğumuz
geleceğe ait verilen sözler
bir kenara itilmişti şimdi. Araya giren bir kadın güzel mutluluğumuzu bozmuştu. Tek taraflı olamazdı hiçbirzaman suç.. Kabahat yanızca kadında mıydı. Hayır tabii.. En büyük suç eşimdeydi. Neden mutluluklar ve sevgi birzaman sonra bitiyordu? Kadın herzaman çok seven
eşine bağlı
ya erkek
hep arayışlarda.
Uykum kaçmıştı bir kere
teselli sanki sigaradaydı. Anılar ise gözümün önünde dün gibi
biri bitiyor biri başlıyordu hayallerimde. En kötüsü ise yalnız kalmaktı. İnsanın bir nefese ihtiyacı vardı. Çocuklarım evlenmiş kendi hayatlarıyla mücadele ediyordu. Sık sık ararlardı. Ama ya geceleri..
Bomboş bir karanlık
içi dolmayan geceler
uyandığımda yalnızlığımı yüzüme vuran sabahlar. Ne yapmalıydım? İkinci bir evlilik mi? Ya yine eşim beni bırakıp giderse? Bu sorular bitmiyordu düşüncelerimde. Bazen yastığı ağzıma kapatıp saatlerce ağlıyordum. Kimse duymasın kimse bilmesin mutsuzluğumu diye.
Bunalımlı günlerle mücadele ederken
bir şirkette karşılaşmıştık onunla.. Göz göze geldiğimizde
yüreğimden birşeylerin aktığını hissettim. Gülümseyerek yanıma gelmişti.
-Merhaba size yardımcı olabilir miyim? Ben muhasebe müdürü Salih.
-Memnun oldum efendim benim ismim Jale. Karaköy şubesinde halkla ilişkiler müdürüyüm.
-Aaaa evet sizinle konuşuyoruz ama tanışmamıştık. O zaman bu gece ki toplantımıza da katılacaksınız.
-Tabii efendim. Benim işim bitti gitmem gerek. Görüşmek üzere.
-İyi günler Jale hanım görüşmek üzere.
Ne harika biri
bana neler oluyor diye düşünüyordu. Yüreği
ilk görüşte aşk bu olsa gerek derken
aman boşver aşk da neymiş diyordu mantığı..
Akşama harika olmalıydı. Herzaman giyimine
saçına önem verirdi. Belki de tek oyalandığı
kendini mutlu hissetiği yer
kuaför ve giyim mağazalarıydı. İşine geri dönmeyecekti. Fazla yapacağı bir işi de yoktu zaten. Kendini soluk soluğa
bir alışveriş merkezinin önünde buldu. Gökkuşağının bütün renklerinin
üzerinde olduğu
harika bir elbise beğenmişti. Ordan da kuaföre gitti. Saat sekiz de başlıyordu toplantı. Hersene olan
geleneksel yemeğiydi çalıştığı şirketin. Yaşı kırkı aşmasına rağmen
hâlâ genç görünüyordu. Hele aldığı kıyafet
on yaş daha gençleştirmişti onu.
Eve geldiğinde gözlerine inanamadı. Saat altıyı geçmişti. Aklına gelmemişti saatine bakmak hiç. Gideceği yol bir saatlik mesafedeydi.
-Neyse canım taksi çağırırım. Otobüslerde sürünecek halim yok diye düşündü. Karnı çok açtı ama
toplantı nasılsa yemekliydi. Aceleyle giyindi. Son kez aynaya baktığında harika görünüyordu. telefon edip bir taksi çağırdı.
Şöfere Pera Palas'a gideceğim dedi.
-Tamam efendim.
Biraz sonra kraliçe edasıyla arabadan iniyordu.
Kapıda ilgili kişiye davetiyesini gösterdi. Aslında nedense kalabalıktan hoşlanmazdı fazla...Ama bu toplantı gerçekten onun için önemliydi. Kendine oturacak bir yer ararken
karşıdan Salih beyin geldiğini gördü.
-Jale hanım bizim masamıza buyrun.
-Çok naziksiniz teşekkürler Salih bey.
Beyaz pantolon ve yakası açık mavi gömleğiyle harika yakışıklıydı Salih.
Boynunda ki altın zincir de ayrı bir hava katmıştı yakışıklılığına. Salih kırkbeş yaşında hiç evlenmemişti. Kaç kere nişanlandıysa bir türlü evliliği tadamamıştı. Artık evlenmem diyordu kendi kendine. Jale'yi gördüğünde hayran kalmıştı. Tam idealimde ki kadın diye düşünüyordu.
Yemek güzel sohbetler ve şirketin ileri gelenlerinin konuşmalarıyla devam ediyordu. Salih Jale'nin tam karşısında oturuyor ve gözlerini hayran olduğu kadından bir türlü ayıramıyordu. İlk bakışta hiçbir kadına böyle duygular beslememişti. Saat onikiye geliyordu. Yavaş yavaş toplantıya katılan kişiler
kalkmaya başlamışlardı. Jale'de yalnız olduğu için
-Ben de kalkmalıyım geç oldu dedi.
Salih hemen atıldı.
-Jale hanım ben sizi eve bırakırım.
-Lütfen yorulmayın ben
taksi çağırıp giderim.
-Olur mu efendim sizi yalnız yollamam. Buyrun çıkalım.
-Peki nasıl isterseniz.
Aslında bu teklif Jale'nin de hoşuna gitmişti.Kendinle mücadele veriyor. Salih'in anlamasını istemiyordu.
Araba da ikisi de sessizdi. İlk olarak sessizliği Salih bozdu.
-Ne tarafta oturuyorsunuz Jale hanım.
-Beylikdüzü siz
-Kadıköy
-Keşke taksiyle gitseydim. Şimdi siz giderken aklım siz de kalacak.
-Merak etmeyin eve gider gitmez ararım sizi.
-Çok teşekkürler.
-Sizi merakta bırakır mıyım hiç.
-Evinin kapısında iniyordu Jale
teşekkür ederek..
Birbirlerine telefonlarını verip el sallayarak ayrıldılar.
Hayatının akışı bir den değişmişti Jale'nin. Kader bana da gülüyor artık
çok şükür diyordu. Birbirlerine deliler gibi aşık olmuşlardı. Artık evlenmeye karar vermişler
ama tek sorunsa Jale'nin oğullarıydı. Anneleriyle ilgilenmedikleri gibi
annelerinin evlenmesini de istemiyorlardı. Çocuklarla Jale'nin arasında
bayağı tartışmalar oluyordu. Salih'de bu duruma çok üzülüyordu.
-Gel evlenelim onlara haber vermeyelim. İlerde nasılsa alışırlar diyordu.
Jale çocuklarının üzerine titreyen bir anneydi. Evlatlarını üzmek istemiyordu ama
Salih'i de çok seviyordu.
-Salih gel evlenmeyelim ama
birbirimizi hep sevelim. Her fırsatta görüşürüz. ne dersin?
-Olur mu hiç canım. Ben sabah gözlerimi açtığımda
seni kollarımın arasında bulmak istiyorum. Bu kadar da eziyet olmaz ki. Hiç bir bahanemiz yok ama
uzatmalı aşıklar gibi yaşayacağız. Nerde görülmüş ki..
Bu düşünceler
ikisinin arasında soğukluklar yaratıyordu. Salih bir an öce evlenmek istiyor Jale ise
çocuklarıyla arasını bozmak istemiyordu. Bir yanda da mutluluğu
sevdiği aşkı vardı. İkisinin arasında kalmak ne zor du.
Düşüncelerinin arasında kaybolmuştu Jale. Gözlerinin yaşı dinmiyordu. Çocuklarıyla her konuştuğunda
hep aynı tepkiyi alıyordu. Yapacak bir şey yoktu. Çocukları onun için çok kıymetliydi. Evlenmekten vazgeçeceğim diyordu.
Salih'e söyleyecekti. İsterse
bir ömür boyu onun olacaktı. Ama kimsenin duymaması kaydıyla. O da...öyle emindi ki kabul etmeyecekti böyle durumu.
Ne yapayım kader diyordu. İlk defa karşısına bu kadar çok sevdiği biri çıkmıştı. Unutacaktı Salih'i ve bir daha hiçkimseyi sevmeyecekti. Sevmeyeceğim diyordu kendi kendine
bir daha hiçkimseyi sevmeyeceğim.
Menekşe Gülay
Tag: Bir daha Hiçkimseyi Sevmeyeceğim-Hikaye