Faydacılık
5/10/2009 ·
Faydayı hayatın ve bütün ahlaki davranışların ölçüsü olarak gören felsefe Öğretisine faydacılık denir. Faydacılığın temel ilkesi şudur: Olabildiğince çok sayıdaki insanın olabildiğince çok mutlu olması.
Faydacılık ahlakının temel ilkesini ilk kez ortaya koyan Francis Hutcheson (1694-1747), "mümkün olduğu kadar fazla kimseye mümkün olduğu kadar fazla mutluluk sağlayan" davranışın en çok takdir edilecek davranış olduğunu söylüyordu. Ona göre, bir yandan aklın yol göstericiliğine, diğer yandan da deney ölçüsüne ihliyaç duyan ve Tanrı'nın İnsana bağışı olan bir "Ahlak Duyusu" (Moral Sense) vardır. Tanrıyı tanımayanlarda bile bulunan bu duygu insanlar arasında bir çeşit duygudaşlığı ifade eder. Çünkü, "bu duyu, yalnız bazı eylemleri yapan kimselere ve alicenap dosta karşı değil, verimli bir tarlaya, halta geçmiş yıllarda ve başka uluslarda yaşamış olan kimselere karşı da" duyulur. İşte canlılara olduğu kadar cansız varlıklara da beslediğimiz bu ahlak duygusu, Hutcheson'a güre, hiçbir dini temele dayanmadığı gibi, doğuştan da değildir. Hatta bu duygu toplumun iyiliğine de dayanmaz; çünkü kendi vatanına ihanet eden bir adamdan nefret eder ve alicenap bir düşmana karşı saygı duyarız.
Faydacılık görüşünün asıl temsilcileri Jc-remy Bentham (1748-1832) ile onun Öğrencisi olan John Stuart Mili (1806-1873)'dir. Bentham, Hutcheson tarafından ortaya komitan ve faydacılığın ilkesi olan cümleyi Josseph Priest-lcy'in bir kitabında görünce içinden geçen duygulan şu cümlelerle açıklamıştır: "Bunu görün-ce,Archimed'insıvılardaki dengeye dair İlkesini bulduğu /aman duyduğu sevinçle haykırdım: Buldum!..." Bentham, savunduğu ahlak öğretisine uygun davranmak için, ölümden sonra da yararlı olması düşüncesiyle cesedinin Tıp Fakültesine verilmesini vasiyet el m iş; gerçeklen de zamanın adet ve geleneklerine uygun olmamakla birlikte öldükten sonra tanınmış bir operatör, kendisi hakkında yaptığı bîr
Övgü konuşmasından sonra, ceset üzerinde öğrencilerine uygulamalı bir ders vermiştir.
Faydayı ve dolayısıylc onun sağladığı mutluluğu haz'dan, ya da elem (acı, ızdırap)'İn yokluğundan ibaret gören faydacılık öğretisine göre davranışlarımız, bİ7.e verdikleri mutluluk oranında iyi, mutluluğun zıddı olan şeyleri getirdikleri oranda da kötüdürler. Demek ki, bu ahlakın amacı, insanlığa olabildiğince büyük haz ve olabildiğince az elem vermektir. Bentham bunu şu şekilde forınüllendirmiştir: "O surette hareket et ki, gidişin olabildiği kadar büyük bir mutluluğu ve olabildiği kadar küçük bir felaketi, yalnız kendin İçin değil, fakat diğer insanlar İçin de veya olabildiği kadar Çok sayıda insanlar için de meydana getirsin; ve bu hesaplan, en aciz havyanlara kadar bütün duygulu yaratıklar da dışarda kalmasın". J.S.Mill de bunu şöyle açıklamaktadır: "Fayda yahut en büyük mutluluk İlkesini ahlakın temeli olarak kabul eden görüş, hareketlerimizi, bize vermekte oldukları mutluluk nispetinde iyi sayar. Mutluluğun zıddı olan şeyleri getirdikleri nisbetıe fena görür. Mutluluktan lıa/., yahut ıstırabın yokluğu kasdolunur. Mut-lusu/.luk kelimesiyle ıstırap, veya mutluluğun yokluğu anlaşılır".
Faydacılıkta, bir davranışın iyi veya kölü olması, o davranışı yapan kimsenin İyi veya kötü olmasına bağlı değildir. Başka bir deyişle, bir hareketin doğruluğunu veya yanlışlığını belirleyen Ölçü, o davranışa sebep olan motiv değil, o davranışın sonuçlarıdır. Hangi niyetle olursa olsun, sonuçla fayda ve mutluluk doğuran bir davranış ahlak bakımından iyidir. Mili, bu görüşü savunurken şunları söyler: "Eğer bundan faydacıların harekeli değerlendirirken, yapanın niteliğini hiç göz önüne almadıkları söylenmek isteniyorsa, burada İtiraza uğrayan yalnız faydacılık olmuyor, belki bütün diğer ahlak sistemleri de töhmet altında kalıyor. Hiçbir ahlak sistemi bir hareketin iyiveya kötü onu yapan kimsenin iyi veya kötü olduğuna göre hükmetmez. Onun sevimli, yiğit ve cömert olmasına veya bütün bunların aksi tabiatta bulunmasına göre değişmez. Bu incelcmeler şahısların kıymetlerini takdire yarar, sade hareketlerin değerini takdir edemez." Böylece faydacılığın önemli bir özelliği daha belirmiş oluyor. Bu özellik, faydacılık ahlakında asıl önemli unsurun kişiler değİ], davranışın bizzat kendisi olmasıdır; kim ahlaklıdır sorusundan çok, hangi davranış ahlakidir sorusu cevaplandırılmaktadır.
Faydacılara güre her insan, yaptığı bir hareketin doğru veya yanlış olduğunu ölçebilir ve hesaplayabilir. Buna "hazcı hesaplama" (hedo-niccalculus) adı verilir. Faydacıların, davranışları ele alarak yaptıkları hesaplamaların bir benzerini, kişilerdeki ahlaki değerler açısından tslâm düşünürü Sadreddin Konevî yapmıştır. Ona göre ahlaki değerler üç grup halinde toplanmıştır: Doğru sözlülük, temiz kalbli-lik ve iyi davranış. Ahlakın en yüksek yerinde bu sınıflardan her üçüne de sahip olanlar bulunur. Ondan sonra gelen dereceleri de, faydacılık ahlakıyla karşılaştırıldığında bir fikir verir düşüncesiyle şematik olarak şöyle sıralayabiliriz;
Söz Kalb Fiil
1 + + +
2 - + +
3 + - +
4 + + -
5 +
û - + -
7 - - +
Yüksel KANAR
Tag: Fayda, Faydacılık, Faydacılık Kavramı, Faydacılık terimi, Faydacılık hakkında bilgi, Felsefe, Felsefi öğretisi, Faydacılık felsefi öğretisi,