Gerileme


6/10/2009 ·

Bir istatistik terimi olan gerileme, bir de­ğişkendeki değişmeyi ifade eder. Bu de­ğişme kısmen değişkenin artı bir yanlış faktörle bir başkasına bağlı olması duru­muyla belirlenmektedir. Örneğin trafik kazalarının genel olarak karayolu üzerin­deki araçların sayısındaki artışlarla doğru­sal bir biçimde arttığı tesbit edilebilir. Bu­nunla birlikte her yıl, zorunlu olarak geri­leme çizgisine denk gelmeyecektir. Bu ne­denle gerileme çizgisi, basitçe verilere en 'denk' düşen istatistik bir kurgudur. Bu basit bir doğrusal gerilemenin örneklerin­den biridir. Tipik olarak gerilemeler da­ha bir karmaşık çoğul form içinde kullanı­lır; bu formda bağımlı, değişken, çeşitli, başka (yukarıdaki örnekte kazalar yalnız araç sayısına bağlı olarak değil, aynı za­manda araçların ortalama kaç kilometre yaptıklarıyla, ortalama araç hızı, yol tiple-ri ve benzeri) değişkenlerle eşzamanlı ola­rak değişir.

Psikolojide, bireylerin stresü durumlar­da nasıl ilk davranış özelliklerine ve daha atılgan bir gelişme aşamasına geri döndü­ğünü dile getirir. Örneğin yetişkinler stre­se çocuksu bir şekilde davranmakla tepki gösterirler.

En geniş anlamıyla bu terim, gelişim sü­recinde daha önceki dönemlere geri dönü­şe işaret eder. Bireyin kişiliğinin gelişme­sinde ve sosyal bir grupta daha erken dö­nemlere geri dönüş anlamına gelen bilinç dışı, zihinselbir süreçtir. Daha ileri şekliy­le bu terim patolojik davranış ve uyum bo­zukluğu anlamına gelir.

Psikanalizde İse gerileme, bireyin nor­mal gelişim süreci sırasındaki daha erken dönemde ortaya çıkan libidonun doyum biçimlerinin bilinçdışı bir yeniden alevlen­mesini içerir. Bireyin daha erken ve daha az olgunlaşmış bir uyum biçimine geri dö-nerekbaşarısızlık ve sorumluluktan kaçın­ması anlamında, egonun savunma meka­nizmalarından biridir. Ruh hastalıkları­nın çoğu, çeşitli derecelerde gerilemeci (regressive) davranışları içerir. Bazı vaka­larda erişkin hasta sanki kendi kendine gi­yinmek, beslenmek vs. yetileri, kaybetmiş gibi davranır. Şizofrenide görülen ben merkezcilik (egosentrizm), animistik ina­nışlar, benliğinin saydamlaştığı duyguları gibi Önemli belirtilerin pek çoğu gerileme­ye dönük çocuksu davranışlar olarak ta­nımlanabilir.

Gerilemenin bir başka anlamı, Gal-ton'un, çocuğun ailenin ortalama düzeyi­ne dönme eğiliminde olduğunu ileri sü­ren fiEyal gerileme kanunudur. Gerileme kanunu ise Theodor Ribot (1839-1916) tarafından ortaya konulan hafızayla ilişki-Übir kanundur. Buna göre yağlılarda görülen zihinsel gerileme sırasında unutma süreci yakın olgulardan başlayarak, ço­cukluktan kalma anılara doğru ilerler.

Sosyal Gerileme: Belli grupların stresli şartlar altında hem bireyin hayatın erken dönemleri için hem de toplumun tarihsel gelişimi içinde önceki dönemler için ka­rakteristik olan uyum biçimlerine geri dönmesi anlamına gelir. Bu anlamda Na­zi yönetimindeki Alman toplumu en sık verilen örnektir. Bu olguda gerilemenin ana belirtileri aşağıdaki şekildedir: Grup üyelerinde güçlü ben merkezci duygular (narsisizm); her şeye gücü yeten baba sembolü olarak öngörülen bir liderin orta­ya çıkışı; paranoid türde sannlı bir davra­nış, örneğin dışardaki gruplara şüpheci bir saldırganlık ve buna paralel giden grup megalomanisi, efsanevî animistik dü­şünceye yönelme eğilimlerinin artışı. Bu bağlmada G.M.Gilbert "otoriteryen geri­leme halinnden söz etmektedir. Örneğin, "ortak eğilim olgun sosyal sorumluluktan kaçınmaktır...", koruyucu liderliğe teslim olmaktır... A.Strachey'e göre çoğunluk sosyal gruplar bireyde "dürtüsel tepkileri yükseltmeleri" anlamında çeşitli derece­lerde gerileyici süreçlerin ortaya çıkması­na neden olurlar. Hükümran devlet, özel­likle de milliyetçi hükümran devlet, gerile­yici bir grup oluşturmak için yeterli nite­liklere sahiptir.

Etiket: Gerileme,

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Arkadaşına Gönder! Etiketler : Gerileme

Yorum Gönder

Adınız :

Yorum Başlık:

Yorumunuz:

0 yorum yazilmistir

« Önceki :: Sonraki »

trilahi


Genel Genel

Web Analytics